Kanada’nın Alberta eyaletinde planlanan Wonder Valley yapay zekâ veri merkezi, çevreye her gün Hiroşima’ya atılan atom bombalarının yaklaşık 23’üne eşdeğer enerji miktarında atık ısı yayabilir. Utah State Üniversitesi fizikçisi Robert Davies’in ön analizine göre 70 milyar dolarlık tesis, doğal gazla çalışan yerinde enerji üretim sistemleriyle birlikte günlük 16 ila 18 gigavatlık ısıl yük oluşturabilir. Projenin kapsamlı çevresel etki değerlendirmesinden muaf tutulması, bölgedeki yerli toplulukların itirazlarını artırırken çevre üzerindeki toplam etkinin bağımsız biçimde incelenmesi çağrılarını güçlendirdi.

Wonder Valley Veri Merkezi Günlük 18 Gigavatlık Isıl Yük Oluşturabilir

Utah State Üniversitesi fizikçisi Robert Davies, Wonder Valley projesinin çevresel etkilerini Sturgeon Lake Cree Nation (SLCN) topluluğunun talebi üzerine ön analizle değerlendirdi. Davies’in hesaplamalarına göre tesisin doğal gaz jeneratörleriyle elektrik üretmesi yapay zekâ sistemlerini çalıştırması, aynı bölgede olağanüstü yoğunlukta ısı oluşmasına neden olabilir.

Projede günlük yaklaşık 9 gigavatlık güç kullanımı öngörülüyor. Davies, enerji üretimi sırasında açığa çıkan ısıyla veri merkezindeki işlemcilerin çalışırken oluşturduğu ısıyı birlikte hesaplayarak toplam günlük ısıl yükü 16 ila 18 gigavat aralığında değerlendirdi. Fizikçi, yoğunluğun çevredeki doğal koşullar üzerinde ciddi, hatta aşırı düzeyde etkiler oluşturabileceğini belirtti.

Atom bombası benzetmesi, tesisin çevreye bırakacağı enerjiyi anlaşılır ölçekte ifade etmek için kullanılıyor. Ancak karşılaştırma, tesisin fiziksel olarak patlama gerçekleştireceği anlamına gelmiyor; benzetme, belirli süre boyunca ortaya çıkan enerji miktarını Hiroşima’ kullanılan bombanın enerjisiyle karşılaştırıyor.

Wonder Valley projesinin enerji ihtiyacını doğrudan şebekeden karşılamak yerine sahadaki doğal gaz jeneratörleriyle üretmesi planlanıyor. tasarımda gaz türbinleri elektrik üretirken ısı açığa çıkaracak, veri merkezindeki yoğun işlemci rafları yapay zekâ hesaplamalarını yürütürken ek ısı oluşturacak.

Geleneksel enerji santrallerinde üretilen elektrik, farklı bölgelere dağıtılarak çok sayıda ev işletme tarafından tüketiliyor. Wonder Valley modelinde ise enerji üretimiyle yüksek yoğunluklu bilgi işlem faaliyetleri aynı bölgede birleşiyor. Davies’e göre durum, ısının geniş coğrafyaya dağılması yerine tek noktada yoğunlaşmasına yol açıyor.

Fizikçinin değerlendirmesi, yapay zekâ altyapılarının çevresel etkilerinin yalnızca elektrik tüketimiyle ölçülemeyeceğini ortaya koyuyor. Büyük veri merkezleri, işlemcilerin soğutulması için kapsamlı sistemlere ihtiyaç duyarken enerji üretim yöntemleri tesisin toplam ısı yükünü belirliyor. nedenle doğal gaz tüketimi, atık ısı sera gazı salımları aynı çevresel değerlendirmede ele alınmalı.

Davies’in ön analizine göre Wonder Valley tesisinin yılda yaklaşık 30 milyon metrik ton karbondioksit salması bekleniyor. Araştırmacının hesaplamasında kullanılan miktar, Kanada’nın toplam yıllık emisyonlarının yüzde 4’ünden fazlasına karşılık geliyor.

Projenin 70 milyar dolarlık yatırım büyüklüğü doğal gazla çalışan enerji altyapısı, tesisin iklim üzerindeki etkisini çevre tartışmalarının merkezine taşıyor. Davies, mevcut çevre düzenlemelerinin ölçekteki projelerin etkilerini değerlendirmek üzere hazırlanmadığını savunuyor. Fizikçiye göre yalnızca belirli ekipmanların izin koşullarını karşılaması, tesisin çevre üzerindeki toplam etkisini anlamak için yeterli değil.

Alberta hükümeti, nisan ayında Wonder Valley projesini standart elektrik su sistemlerinden yararlanacağı gerekçesiyle daha kapsamlı eyalet çevresel etki değerlendirmesinden muaf tuttu. Karar, çevre hukuku uzmanları yerel toplulukların tepkisini çekti. Projenin standart altyapı kullanması, doğal gaz üretiminin, atık ısının yüksek karbon salımının birlikte değerlendirilmesi gerekliliğini ortadan kaldırmıyor.

Wonder Valley veri merkezinin planlanan konumu, Sturgeon Lake Cree Nation rezervinin yaklaşık 80 mil güneybatısında bulunuyor. Tesis rezerv sınırlarının dışında kalmasına rağmen proje alanı, topluluğun geleneksel toprakları arasında kabul edilen bölgede yer alıyor. durum, yatırımın yerel çevre topluluk üzerindeki olası etkilerini daha önemli hâle getiriyor.

SLCN, eylül ayında projenin çevresel etki değerlendirmesinden muaf tutulmasına karşı yargısal inceleme başvurusu yaptı. Topluluk, geçen ay yeni inceleme talebinde bulundu. İtirazlar, projenin yalnızca belirli izinler üzerinden değerlendirilmesi yerine hava, su, toprak iklim üzerindeki bütüncül etkilerinin incelenmesi gerektiği görüşüne dayanıyor.

Alberta Çevre Korunan Alanlar Bakanlığı, 30 Ekim tarihli açıklamasında projenin yine gerekli tüm izinleri alması, hava, toprak su üzerindeki etkiler için ayrıntılı teknik değerlendirmeler sunması gerektiğini belirtti. Bakanlık ayrıca tesisin güvenli biçimde inşa edilip işletilebileceğinin gösterilmesi gerektiğini vurguladı.

Davies ise izin süreçlerinin tek tek bileşenleri değerlendirdiğini, kapsamlı çevresel etki analizlerinin ise projenin bütününü ele aldığını savunuyor. Fizikçiye göre Wonder Valley gibi büyük ölçekli yatırımlar, toplam çevresel etkilerin önceden değerlendirilmesini gerektiren projeler arasında yer alıyor.

Wonder Valley tartışması, yapay zekâ altyapısının büyümesiyle birlikte enerji üretimi, karbon salımı atık ısı konularının nasıl ele alınacağı sorusunu yeniden gündeme getiriyor. Projenin geleceği, yandan yargısal inceleme izin süreçlerine, yandan tesisin çevresel etkilerinin ne ölçüde kapsamlı biçimde değerlendirileceğine bağlı olacak.